En iyi film replikleri

En iyi film replikleri

Million Dollar Baby (2004) – Çok fazla beklersen bir şey elde edemezsin.

The Count of Monte Cristo (2002) – Zindandaki bir adam için ümit her şeydir. Yemeksiz, susuz, ışıksız yaşayabilir ama ümitsiz yaşayamaz. – Öğrenmek bilmek değildir.Eğer öğrendiğin bilgiyi uygularsan işte o zaman bilgi sahibi olursun.

The Motorcycle Diaries (2004) – Bırakın dünya sizi değiştirsin. O zaman siz de dünyayı değiştirebilirsiniz.

Munich (2005) – Sen koşmaya alışmışsın, o kadar çok koşmuşsun ki, niye koştuğunu unutmuşsun.

Notre musique (2004) – Bir fikir uğruna bir insan öldürmek; fikri savunmak değil bir insan öldürmektir.

O Brother, Where Art Thou (2000) – İnsan kalbinin içinde mantık arayan avanaktır.

Noviembrie (2003) – Dünyayı değiştirmek istemiştik. Ama perişanca yenildik. Şimdiyse, değişmemek için ben dünyaya direniyorum.

New Moon (2009) – Şiddetle başlayan hazlar şiddetle yok olurlar.Ölümleri olur zaferleri…Tıpkı öpüşürken yok olan ateşle barut gibi…

The Usual Suspects (1995) – Şeytanın en büyük kurnazlığı kendini olmadığına inandırmakmış. – Bu işte ilk neyi öğrendim biliyor musun? Katili teşhis etmeyi. Diyelim ki bir cinayet nedeniyle üç adamı tutukladın. Geceyi geçirmeleri için nezarete atarsın. O gece kim uyuduysa katil odur. Anladın mı, suçluysan ve yakalandıysan dinlenmek için biraz kestirirsin ve gardın düşer.

Dead Poets Society (1989) – Vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir.

Spider Man II (2004) – Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir… Hayallerimizden bile.

The Postman (1997) – En heybetli düşünceler bile çok sık duyulduğunda gülünç olurlar.

The Prestige (2006) – Her sihirbazlık numarası üç bölüm ya da perdeden oluşur. Birincisi “Vaat” bölümüdür. Sihirbaz size sıradan bir şey gösterir. İskambil destesi, bir kuş ya da bir insan. Bu nesneyi size gösterir. Son derece gerçek, üzerinde oynanmamış, normal bir şey olduğunu görmeniz için nesneyi incelemenizi ister. Fakat gerçek, farklı olabilir. İkinci perdeye “Dönüşüm” denir. Sihirbaz olağan bir nesneyi alır ve onu olağanüstü bir şeye dönüştürür. Hilenin sırrını arıyorsunuz, ama bulamazsınız. Çünkü dikkatli bakmıyorsunuz. Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz. Henüz alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir. Onu geri getirmeniz gerekir. İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur. İçlerinde en zorlusu. Bizlerin deyişiyle “Prestij”.

Ray (2004) – Müzik, ancak hissedebiliyorsam gerçektir.

Reservoir Dogs (1992) – Bir kaltak gibi konuşmaya devam edersen, sana kaltak muamelesi yapmak zorunda kalacağım.

On the Waterfront (1954) – Anlamıyorsun! Ders çalışabilirdim. Şu anki gibi bir serseri olmak yerine, önemli biri olabilirdim

Ronin (1988) – Şüpheli bir durum varsa, şüphe yoktur. Öğrettikleri ilk şey buydu. -Eğer yönetici olsaydım, ikram etmezdim.

Spirited Away (2001) – Biriyle bir kez tanıştın mı, onu asla gerçekten unutmazsın.

Gone with the Wind (1939) – Sanırım ben bir katilim artık. Bunu şimdi düşünmeyeceğim. Bunu yarın düşünürüm.

Rumble Fish (1983) – Zaman o kadar tuhaftır ki; gençken,çocukken hiçbir önemi yoktur, sonra gün gelir kaç yazınız kaldığını sayarsınız geçmek bilmezken yine o zaman.. 35 lanet yazım kaldı.. ne garip değil mi?

Limelight (1952) – Zaman en iyi yazardır, her zaman mükemmel sonu yazar.

The Skulls (2000) – Kurallarla yaşayıp kurallarla ölüyoruz.

A Bout de Souffle (1960) – Frenleri kullanma; arabalar gitmek için yapılmıştır, durmak için değil!

Se7en (1995) – Artık birilerine bişey söylemek için sadece omzuna dokunmak yetmiyor,balyozla vurman lazım!

Shrek 2 (2004) – Sessiz kalma hakkına sahipsin, ama bunun için kapasiten yok.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) – Ben bir kavram değilim yalnızca huzuru arayan bir kızım.

Waterworld (1995) – Yaşamda birden çok son vardır.

Scoop (2006) – Yahudi olarak doğmuşum fakat büyüyünce narsisizme döndüm.

Lord Of War (2005) – Hayatta sadece iki trajedi vardır. Biri istediğine sahip olamamak diğeri sahip olmaktır – Dünyada 550 milyon ateşli silah bulunmaktadır. Bu da her 12 kişiden birinin silahlı olduğunu gösterir. Tek soru: Geri kalan 11 kişiyi nasıl silahlandırabiliriz.

The Exorcist (1973) – Şeytan yalancıdır. Bizim aklımızı karıştırmak için yalan söyler; bize saldırmak içinse yalanlar gerçekle karıştırır. Saldırısı psikolojiktir ama güçlüdür. O yüzden onu asla, ama asla dinleme…

The Devil’s Advocate (1997) – Kibir, benim en gözde günahımdır.

The Firm (1993) – Kendini zengin hissetmek ne kadara mal olur?

Tatar Ramazan (1990) – benim adım Tatar Ramazan!!! Bu hapishaneyi senin başına yıkarım / Siz beni resimlerde gördüğünüz mahkumlarla karıştırıyorsunuz galiba Müdür Bey. Benim adım Tatar Ramazan! Ben bu oyunu bozarım! / Benim adım Tatar Ramazan. Ben adamın ciğerini sökerim.

Vizontele (2001) – Peki Zeki Müren’de Bizi Görebilecek mi ?/ “Beni methetme kardeşim bana para ver”

Kabadayı (2007) – “Zaten biz yokmuşuz ,cesaret yokmuş , yigitlik mertlik yalanmış , ölümüne arkadaşlık dostluk felan palavraymış. Racon bitmiştir ! , hepiniz yatağınızda rahatlıkla ölebilirsiniz.”

V For Vendetta (2005) – Sanatçılar gerçekleri söylemek için yalanları kullanırken politikacılar yalanlarla gerçekleri örter… / İnsanlar hükümetlerden korkmamalı, hükümetler insanlardan korkmalı.

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Aç Bakalım
By Aç Bakalım Mart 26, 2015 18:50