Din, Para ve İnsanlar!

Din, Para ve İnsanlar!

Günümüzde yaşanan olaylara kayıtsız kalmak mümkün değil. Ayrıntıları  Biraz düşündüğünüz de, çok farklı işler çıkıyor karşımıza. Din ve Para yaşadığımız zamanın iki en önemli konusu ve ikisi de insanların psikolojini ve yaşamlarını etkileyen faktör. Bu yazım da Denizli’de yaşanan ne hikmetse ardı arkası kesilmeyen alt yapı çalışmalarına değineceğim.

ilk altyapı çalışmaları başladığında “Yüzyılın Altyapı Çalışması” projesiyle başladı ve hemen her mahalle, her sokak kazılmaya başlandı. Hatırlıyorum topraktan çıkan demir boruları (haliyle küf tutmuş) ve yenilerini belediyenin önünde sergilediler. Önceki yönetimin döşediği borular, şimdi döşenecek borular diye. hepsi mavi renkli yeni boyanmış pırıl pırıl, diğerleri toprağın altında dura dura paslanmış ve üzeri küf tutmuş. Belediyenin önünden geçerken durdum kalabalıkta ne yapıyorlar diye ve iki kişinin konuşmalarına kulak misafiri oldum. Ya bak önceden nasıl boru döşemişler küflü paslı adi borular heralde, bu yeni yönetiminkiler çok daha iyi. hatta propaganda yapan bir belediye çalışanı bile vardı. Biraz tepki gösterince içeriye kaçmıştı. Neyse Yüzyılın Alt Yapı Projesiyle başlayan kazı çalışmaları nedense bir türlü bitmek bilmiyor kazılan yerler uzunca bir süre bekledi ve 2 yıl gibi bir süre içerinde bitti. Tüm sokaklar caddeler güzel bir şekilde asfaltlandı, kaldırımlar değiştirildi şehir güzel bir görünüme ulaştı dedik, keşke demeseydik etrafta reklam panolarında afişler Türkiye’nin En Temiz Suyunu İçeceğiz diye yazıyor ve yine mahalleler, sokaklar kazılmaya başlandı Belediye çalışıyor diyor herkes, hiç düşünmüyorlar Yüzyılın Altyapı Projesi yapılırken bu su boruları neden döşenmedi 🙂 neyse temiz suyu içeceğiz diye kazık yollar yerel esnafları çok zor duruma soktu. dükkanlarına girip çıkmak zor, birçok esnaf kardeşimiz kapatmak zorunda kaldı ama nedense biz o Türkiye’nin en temiz suyunu halen bugün bile içemiyoruz. Gün böyle Temiz su projesi de bitti ve yine yollar asfaltlandı. Ve aradan çok geçmeden bir proje daha mahallelerimizin alt yapılarını değiştiriyoruz diye şu an halen kazılmış halde çile çekiyor insanlar. Burada şuna dikkat çekmek istiyorum AVM’lere giden yollarda çalışma çok sürmüyor açılan yer aynı gün içinde kapanıyor. Yerel esnafın dükkan önü 3 ay 4 aydır kazılmış halde bekliyor.

Çok uzatmadan yukarıda yazdıklarım hakkında insanların düşünmediği bir iki konuya değineceğim. Denizlide hergün hareket eden 300 bin den fazla araç var. Ben evime, işe yada bir yerden bir yere giderken yolların kazık ve bozuk olmasından dolayı günde en az 5 km fazladan yol gidiyorum, benim gibi diğer araçlarda aynı şekilde yollarını değiştirmek hatta nereye gitse yol kapalı olması nedeni ile mecbur başka yerlere araçlarını bırakmak zorunda kalan insanlar. Benim aracım 1 km 0.45 krş yakıyor, diğer araçlarıda düşündüğünüzde günlük fazladan kullanan yakıt parası çok büyük paralar tutuyor ayrıca yolların bozuk olması da araçların daha sık servise tamire gitmesine neden oluyor.

Şimdi Dindar, islama önem veren bir parti ile yönetiliyoruz ki halkın bir çoğuda bu yüzden oy kullanmıştır. Denizli’de ki otomobil markalarının bayilikleri Ekonomi bakanımızın ve Denizli’nin büyük petrol ofisleri olan şirketle bazı değiş tokuşlar yapıldığı bilinmekte. bazı petrol ofisleri Ekonomi bakanımıza bazı araç bayilikleride o şirkete geçti ve hemen arkasından mahallelerin altyapıları değişmeye başlandı. Araçlar nekadar fazla yol giderse okadar fazla yakın tüketecek. ne kadar bozuk yolda giderse okadar erken servise gidecek. Bu da hesaplarsanız aylık çok büyük hemde çok çok büyük para yapıyor. İnsanlar Belediyenin çalıştığını düşünüyor. Evet hep kötü değil şehirde bir çok boş araziyi, bataklığı güzel park, bahçe haline getirdiler, piknik alanları yeniden daha iyi bir şekilde düzenlediler.

Ülkeme baktığımda maalesef din adı altında sömürülüyor, hemde dinle hiç alakası olmayan kişiler tarafından.

Osman YAREN
By Osman YAREN Haziran 12, 2016 05:56