ATATÜRK’E SÖVEN AKİTÇİLER FETOYU BÖYLE ÖVMÜŞTÜ!!

ATATÜRK’E SÖVEN AKİTÇİLER FETOYU BÖYLE ÖVMÜŞTÜ!!

10 Kasımlar’da  Atatürk’e hakaret te her yıl dozajı arttıran akitçiler bugün’de Fethullah Gülen’e karşı eleştiri dozajını oldukça yükselten yazarların başında, dinci Akit gazetesi yazarları geliyor. Peki Akit yazarları daha önce Güllen’i nasıl yalamışlardı. Ata’ya söverken feto’ya yalakalık yapanlar o zaman ne demişlerdi.  Yalakalık’ta her zaman çıtayı yükseltenler şimdi neler yazıyorlar.?

yeni akit

Yeni Akit gazetesi Ankara Temsilcisi Serdar Arseven, Fethullah Gülen’e övgüler dizdiği 21 Haziran 2011 tarihli yazısında “Dikkat çekici değil mi; Türkiye’nin gündeminde hangi konu yer buluyorsa, bir bakıyorsunuz “temelinde” bir “Gülen Hocaefendi çalışması” var. Türkiye’ye “açılım”ı da, “Anayasa”yı da ilk defa tartıştıran oydu. Bu nasıl oluyor?” diye sormuştu.

fft16_mf6265371

Yazısının devamında sorduğu sorunun yanıtı veren Arseven şu ifadeleri kullanmıştı: “Hiç kimse farklı yerlerde olmadık şeyler aramasın; ekibiniz sağlamsa, sürekli olarak insana yatırım yapıyorsanız, işinizi usulüne uygun bir şekilde görüyorsanız, gece gündüz çalışıyorsanız ve birbirine sonsuz bir “güven” ile bağlıysanız, başarısız olmamanız için sebep yoktur. Gülen Hocaefendi ve dâvâ arkadaşlarını beğenmeyenlerin yapmaları gereken; onlardan daha sağlam bir ekip kurup çok daha fazla çalışmak ve çok daha kaliteli işler ortaya koymaktır. Lâfla peynir gemisi yürümez!..”Arseven bu yazıdan bir gün sonra, yani 22 Haziran 2011’de de Cemaat’e yöneltilen eleştirilere yanıt vermişti.Arseven, “Şikayet Etme, Varsa İmkânın Yardım Et!..” başlıklı yazısında şunları yazmıştı: “Gülen Hocaefendi ve dâvâ arkadaşlarını beğenmeyenlerin yapmaları gereken; onlardan daha sağlam bir ekip kurup çok daha fazla çalışmak ve çok daha kaliteli işler ortaya koymaktır. Lafla peynir gemisi yürümez” dedik. Sözümüzde hiç mi haklılık payı yok?..”

13699952_1568387526796873_3934232461246605835_n

Serdar Arseven, Fethullah Gülen’e övgüler dizdiği diğer yazıları da şöyle:

Bütün bu saçmalıklar arasında bir mevzu var ki, evlere şenlik. Bazı spor yazarları filan, ekranlardan, köşelerden Cemaat’in Fenerbahçe’yi “ele geçirmeye çalıştığını” iddia ediyorlar. Yine Cemaat!.. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin “Bir yerde yoksanız hiçbir yerde yoksunuzdur!” özdeyişinden hareket eden ve Aziz Yıldırım Operasyonu’nu “dışarının da müdahil olduğu” ihalelere ve dahi Cemaat’i de oralara bağlayanlar, acayip senaryolar üretmekte. Cemaat’in bir türlü ulaşamadığı “devlet” hedefine, Fenerbahçe Cumhuriyeti’ni ele geçirmek suretiyle ulaşmayı planladığını ciddi ciddi dillendirenler var.

Ekrem Dumanlı Kardeşimiz de, “Amma saçma, amma irrasyonel bir iddia” yollu bir yazıyla bunlara cevap verme mecburiyetini hissetmiş. Cemaat’in Fenerbahçe’yi ele geçirmeye çalıştığı iddiası gerçekten de zırva; futbol afettir ve futbola bulaşanın yanacağını Melih Gökçek’ten sonra en çok Cemaat bilir. Bütün kulüpleri ele geçiremeyeceğine, hadi bütün kulüpleri ele geçirdin diyelim; hepsini galip getiremeyeceğine, hepsini şampiyon yapamayacağına göre, bir tarafları mutlaka kendine düşman edeceksin demektir.

Gülen Hocaefendi’nin Galatasaraylı olması bile bazı Fenerbahçelilerde antipatiye yol açmışsa, Futbola bulaşsa neler olur varın siz hesap edin. Cemaat ile futbol arasındaki ilişki, bazı futbolcuların Camia’ya yakınlığının ortaya çıkmasının ardından kuruldu. Yüzbinlerce belki de milyonlarca sevdalısı bulunan bir hareketin, futbolcular arasından da sevdalı çıkarmasında şaşılacak ne var.Cemaate yakın gibi görünen futbolcular, Türkiye’nin en başarılıları… Fi tarihindeki 3-1’lik Macaristan galibiyetinden başka bir övüncü bulunmayan memlekete, dünya çapında başarılar yaşatmışlar. Takdir etmek varken; “Gülen Hocaefendi, futbolu da ele geçiriyor!” tezviratına başvurmak, ideolojik bağnazlığın eseri.Burası böyle de…Bu ele geçirme iddiaları ile Cemaat’in sık sık karşı karşıya kalmasının da bir tahlilini yapmak lazım. Hayli zamandır, bir başka “Maneviyatçı” oluşum hakkında “Ele geçirme” iddiasına rastlamıyoruz. Cemaat çok göz önünde; Bu kadar çok tartışılıyor olmak biliyorum ki, bu kardeşlerimizin de hoşuna gitmiyor.

images

Gitmiyor da… Tartışmalar da bitmiyor… Ve acaba neden bitmiyor? Bu hattan devam edelim!.. Serdar Arseven, Yeni Akit Tarih: 08 May 2012 “Cemaat Fenerbahçe’yi ele geçirmek istiyor!.”Yıllar yılı, “Hassas medya organlarının ortak hareket etmemesinden” şikayetçi olunurdu…Bugün, birçok konuda “benzer” haberlere imza atılmakta… Türkiye, “darbe”, “muhtıra” gibi çağdışı girişimlerin akılların ucundan dahi geçemeyeceği günlere ulaşıncaya kadar…“Durmak yok yola devam!..” Ve tabii… “Hep birlikte!..” Fitneye sakın prim vermeyin!.. Serdar Arseven, Yeni Akit Tarih: 28 Ocak 2012 “Başbakanla ‘Cemaat’ arasında neler yaşanıyor?..”Bayramın sakin atmosferinde… Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından yayımlanan ‘Kırık Testi Seti’nden istifade ettim. ‘Kırık Testi’ Gülen’in sevenlerine mektubu. Bir dostunun anlatımıyla, “Bu mektup, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin üzerine gurbet çökmüş gönül dünyasını aksettiren sohbetlerden oluşuyor.” Bu sohbetlerde, ‘deprem ve rahmeti ilahi’, ‘yurt dışına asker gönderme’, ‘yenilenme -yenileşme fantezisi’, ”Filistin ve İntihar saldırıları’, gibi kritik meselelere ilişkin düşüncelerini yansıtıyor, Hocaefendi. Bir de, sınırının nasıl belirlendiğine akıl erdiremediğim ‘hoşgörü tatbikatı’ var… Meseleye bir rüyanın ışığında açıklık getirmeye gayret etmiş, Hocaefendi… Serdar Arseven, Dünden Bugüne Tercüman Tarih: 16 Kasım 2004 Gülen Hocaefendi’nin Endişesi

 

Aç Bakalım
By Aç Bakalım Temmuz 29, 2016 10:52